Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirdiği sunumda ekonomi politikalarına ve enflasyon görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Plan ve Bütçe Komisyonu’nda milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Karahan, küresel gelişmelerin Türkiye ekonomisine etkilerine dikkat çekerek özellikle jeopolitik risklerin fiyat istikrarı üzerindeki baskılarını değerlendirdi. Karahan, savaşın dezenflasyon sürecini olumsuz etkilediğini ancak enflasyonu düşürme konusundaki kararlılıklarının sürdüğünü ifade etti.
TBMM’DE SUNUM VE EKONOMİ POLİTİKASI DEĞERLENDİRMESİ
TCMB Başkanı Fatih Karahan, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda milletvekillerine Türkiye’nin ekonomi politikasına ilişkin kapsamlı bilgi verdi. Görüşmelerde küresel ekonomik gelişmelerin Türkiye üzerindeki etkileri ve alınan ekonomik tedbirler ele alındı. Komisyon toplantısında özellikle dış ekonomik koşulların iç piyasalara yansımaları üzerinde duruldu.
Karahan, sunumunda “Savaş etkisini hissediyoruz” ifadelerini kullanarak, mevcut jeopolitik ortamın ekonomik dengeler üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti. Buna rağmen dezenflasyon sürecine yönelik hedeflerden sapılmadığını vurguladı ve fiyat istikrarının öncelikli hedef olmaya devam ettiğini aktardı.
PARA POLİTİKASI VE FİYAT İSTİKRARI VURGUSU
Fatih Karahan, para politikasına ilişkin değerlendirmelerinde, tüm araçların temel hedef olan fiyat istikrarı doğrultusunda kullanılmaya devam edileceğini söyledi. Önümüzdeki dönemde de para politikasının bu çerçevede şekilleneceğini ifade eden Karahan, kararlı duruşun sürdürüleceğini belirtti.
Karahan ayrıca, savaşın dezenflasyon sürecini olumsuz etkilemesine rağmen bu durumun politika duruşlarını değiştirmeyeceğini dile getirdi. Fiyat istikrarının sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah açısından temel bir unsur olduğuna dikkat çekti.
JEOPOLİTİK GELİŞMELER VE ENERJİ ETKİLERİ
Sunumda en dikkat çeken başlıklardan biri jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerindeki etkileri oldu. Karahan, özellikle enerji ve ulaştırma hizmetlerinde savaş kaynaklı fiyat baskılarının hissedildiğini ifade etti. Nisan ayında bu etkilerin enflasyon verilerinde net şekilde görüldüğünü belirtti.
Enerji kaynaklı etkilerin kısa vadede devam etmesinin beklendiğini ifade eden Karahan, bu durumun orta vadeli enflasyon görünümünü de etkileyebileceğini söyledi. Ayrıca enerji fiyatlarındaki gelişmelerin para politikası kararlarında belirleyici olacağını vurguladı.
CARİ DENGE VE DIŞ TALEP BEKLENTİLERİ
Karahan, cari açığın yılın ilk çeyreğinde arttığını ancak milli gelire oranla tarihsel ortalamaların altında kalmaya devam ettiğini aktardı. Enerji fiyatlarındaki yükselişin ithalat üzerinde etkili olduğunu belirten Karahan, altın ithalatındaki gerilemenin cari dengeye katkı sağladığını ifade etti.
2026 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karahan, küresel büyümenin yavaşlamasının Türkiye’nin dış talebini de zayıflatabileceğini öngördü. Bu durumun dış ticaret dengesi üzerinde etkiler oluşturabileceği ifade edildi.
FİNANSAL KOŞULLAR VE KREDİ GELİŞMELERİ
Sunumda finansal koşullar ve kredi piyasalarındaki gelişmeler de ele alındı. Karahan, TL mevduat ve kredi büyümesine yönelik makroihtiyati tedbirlerin sürdüğünü belirtti. KKM hesaplarında çok sınırlı bir bakiye kaldığını ifade ederek bu alandaki sürecin tamamlanma aşamasında olduğunu söyledi.
Kredi büyümesindeki artışın özellikle ticari kredilerden kaynaklandığını aktaran Karahan, TL ticari kredilerin son dönemde güçlü bir performans sergilediğini belirtti. Finansal istikrarın desteklenmesi için likidite yönetiminin aktif şekilde sürdürüldüğünü de vurguladı.
KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM VE RİSKLER
Karahan, küresel ekonomik görünümde belirsizliklerin arttığını ve jeopolitik risklerin belirginleştiğini ifade etti. Enerji fiyatlarındaki yükselişin küresel ekonomi üzerinde baskı oluşturduğunu ve tedarik zincirlerinde aksamalara yol açabileceğini söyledi.
2026 yılında küresel büyümenin belirgin şekilde yavaşlamasının beklendiğini belirten Karahan, bu durumun Türkiye’nin dış talebine de yansıyabileceğini dile getirdi. Buna rağmen Türkiye’nin ekonomik görünümünde fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceği ifade edildi.
Sunum, küresel ve yerel ekonomik gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki etkilerinin yakından izlenmeye devam edileceği mesajıyla tamamlandı.





